Cumhurbaşkanı Erdoğan: Misak-ı Millimize yeniden sahip çıkmak zorundayız

10 Kasım 2017 14:41 TSİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölgemizdeki kanlı senaryolar tekrarlanarak tekrar tedavüle sokulmuştur. Şimdi Misak-ı Millimize sahip çıkmak zorundayız diyorum" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Suriye ve Irak'ta yaşanan gelişmeler üzerinden Batı'yı eleştirdi.

Erdoğan "Birilerinin 12 bin kilometre uzaklıktan gelmek suretiyle buralarda parselasyona girmesine başımızı sallama lüksümüz yoktur. Misak-ı Milli sınırlarımıza yeniden sahip çıkmak zorundayız " ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

"Milletimizin soyadı olarak kendisine verdiği Atatürk konusunda hiçbir sıkıntısı yoktur. Darbeciler, vesayet odakları Atatürkçülük kisvesi altında saklamaya çalıştılar. Herkes gibi Atatürk de eleştirilebilir, ancak eleştirmek başkadır hakkı teslim etmek başkadır. Cumuhuriyetimizin kurucusunun adı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise bizim bunu ifade etmemizden daha doğal ne olabilir?

"Milletimizin Gazi'ye hürmeti sonsuzdur"

Birileri çıkmış biz Atatürk'e 'Atatürk' dedik diye senaryo yazıyor. Milletimizin Gazi'ye hürmeti sonsuzdur. Milletimizin Mustafa'ya saygısında en küçük bir tereddüt yoktur. Milletimizin Kemal'le de en küçük bir sorunu bulunmuyordur. Milletimizin soyadı olarak kendisine verdiği Atatürk konusunda da hiçbir sıkıntısı olmadığını gayet iyi biliyoruz. Peki buna rağmen ne için böyle bir tartışma hep süregelmiştir. Bunun cevabı, darbecilerin, cuntacıların, vesayet odaklarının, ülkenin tarihine, milletin değerlerine düşmanlık eden kesimlerin kendilerini 'Atatürkçülük' kılıfı altında gizlemeye çalışmış olmasıdır.

Mİsak-ı Milli

Atatürk'ün mirasçısı olduğu iddia edilen CHP'nin Atatürk ile ilişkisi 10 Kasım 1938'te tamamen kesilmiştir. CHP'nin Atatürk'ü bizden kaçırmasına rıza göstermeyeceğiz.

Ekonomik ve siyasi boyutunu bir kenara bırakarak söylüyorum, ülkemizin bugün güney sınırlarında yaşadığı güvenlik sorunlarının en önemli sebebi, Misak-ı Milli'den verilen tavizlerdir. O tavizler verilmeseydi şu anda nerede olduğumuzu anlayın, hatırlayın. Dün bizi Misakımilli'nin gerisine düşürenler, bugün Lozan'ı da bir kenara bırakıp Sevr'e doğru giden bir hesap içindeler ancak göremedikleri bir şey var; bugünkü Türkiye, dünün Türkiye'si değildir.

Çanakkale'de 15-16 yaşında diş hekimleri savaşmadı mı? Önlerinde kim vardı? Gazi Mustafa Kemal. Bu iş imanla, yürükle oluyor.

Lozan kazanımları kadar kayıpları da olan bir anlaşmadır. Ekonomik ve siyasi sebeplerini bir tarafa bırakarak söylüyorum. Ülkemizin güney sınırında yaşanan güvenlik sorunlarının sebebi Misak-ı Milli'den taviz verilmesidir. Bölgemizi ateşe vermek isteyenlerin hevesini kursaklarında bırakacağız. Birbirimizi sevelim, ırkçılığa gerek yok. Birlik olalım.

"Toplumun tüm yapılarına yerleştirilen hainler ifşa oldu"

Demokrat görünümlü faşistler ifşa oldu. Hak, hukuk makyajlı tezgahlar ifşa oldu. Yıllardır özenle devletin tüm kurumlarına, toplumun tüm yapılarına yerleştirilen hainler ifşa oldu. Sınırlarımız boyunca oluşturulmaya çalışılan terör kuşatmasının amacı ve aktörleri ifşa oldu. Bunca oyunu bozan Türkiye'nin önünde artık bambaşka hamdolsun imkanlar, bambaşka ufuklar vardır. Şimdi önümüzde geçmemiz gereken bir imtihan daha var, o da 2019 seçimlerini kazasız, belasız geçirmektir.

Bizim bayrağımız dışında başka bir bayrağı kabullenmemiz mümkün değildir. Kimse bize paçavraları bayrak diyerek dayatmasın.

Yeni dönemin özeti, rabiamızdır. Tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatandır.

"Bu millet şehadeti herşeyin üstünde görmüştür"

Mağaralara kadar girererek ve bunları bitirinceye kadar mücadelemiz devam edecek. Bu millet şehadeti herşeyin üstünde görmüştür.

Atatürk'ü anmakla kalmamalı, anlamaya da çalışmalıyız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmetle yadediyorum. Tüm şehit ve gazilerimize Allah'tan rahmet diliyorum."